Arzular Düşünceler Hayaller

Hangi Mesleği İstediğimi Bilmiyorum

Birçoğumuzun içinden çıkamadığı problemler var; ne yapacağımızı, nasıl yapacağımızı bir türlü bulamadığımız şeyler. Hele ki o şey, hayatta ne yapacağımız ise durum daha da can sıkıcı bir hal alır. Siz de hangi mesleği istediğinizi bulamayanlardan olabilirsiniz. Ya da işinde mutsuz olup, ne yapmak istediğini bilmeyenlerden. Her iki türlü de olay, insana çok karmaşık görünür. Ben de yaşadım, oradan biliyorum. Ama tabi ki bunun da bir çözümü var. O yüzden rahatlayın.

Ne Yapmalı?

İlk olarak düşünerek bulmaya çalışmayı hemen bırakın. Çok ciddiyim. Problem yaratan zihinle, problem çözülmez. (Bana inanmıyorsanız Einstein’a sorun) Ne istediğinizi asla düşünerek bulamayacaksınız. Bunda ısrar ederseniz; sonunda beyniniz yanar ve hiçbir  yere de ulaşamazsınız. E nasıl bulacağız peki? Önce şunu fark edin; ne istediğinizi aslında biliyorsunuz ama gözünüzün önündeki perdelerden dolayı onu göremiyorsunuz. Bir sis bulutunun içindeymişsiniz gibi de düşünebilirsiniz. Yani, ne istediğimi bilmiyorum diye bir şey yok. Kalbin sesini duyamamak var. Onu duyamama nedeniniz ise, kafanızın içindeki hiç durmadan konuşan sestir. Kalbin sesini duymak için lütfen aşağıdaki paragrafa geçin.

Gerçekten Ne İstiyorum?

Çok değer verdiğim birinden öğrendiğim bir söz var, “Zihinde bütün sorular var, kalpte ise bütün cevaplar.” Gerçekten istediğimiz şeyi bulmak için kalbi duymayı öğrenmemiz gerekiyor. Bunun için de kalp ve zihin sesini birbirinden ayırma yetisini kazanmalıyız. Karar, düşünerek alınmaz. Eğer cevabı zihinde ararsanız; asla bulamazsınız. Gerçekten istediğiniz şey, doğal olarak yaptıklarınızdır. Mesela su içmek istediğinizde, düşünüyor musunuz? “Su içsem mi içmesem mi” diye düşünen var mı? Hayır. Doğal olarak su içiyorsunuz, değil mi? İşte bunun gibi. Lütfen bu soruyu cevaplayın, “Şu anda sizi bıraksalar, doğal olarak ne yapardınız?” Balık mı tutuyor olurdunuz, örgü mü örüyor olurdunuz, senaryo mu yazıyor olurdunuz… Cevabınız, gerçek isteğinizdir. İşte o kalbin sesidir. Onu dinleyin! O, gerçek sizsiniz. Örneğin ben; okur, araştırır, söyleşi yapar ve onları yazardım. Ben doğalım bu. Sizin doğalınız ne?

Ya Benim İstediğim Şeyin Mesleki Karşılığı Yoksa?

Burası çok önemli. Bize yıllardır, gerçek arzularımızı bastırmayı öğrettiler. Ne zamanki gerçek isteğimizi söylediysek, karşılığında şu korkunç cümleyi duyduk “Onu hobi olarak yap. Bir mesleğin olsun.” Bu ne demek biliyor musunuz? “Hayatın garantide olsun diye bir ömür boyu mutsuz ol” demek. Aynı hikayeleri duya, duya biz de arzularımızı içeri gömdükçe gömdük. Sonuçta da etrafta mutsuzlar ordusu olarak dolaşmaya başladık. Çünkü insan, arzularıdır. Instagram üzerinden biriyle tanıştım. Kendisi bir deniz aşığı. Onun doğalı denizde olmak. O, “Denizde olmak diye meslek mi olur canım” diye hayallerinden vazgeçmedi. “Nasıl denizde olabilirim?” sorusunu sordu ve İngilizce öğretmenliğini bırakıp, kaptan oldu. O, arzularının peşinden gitti. Şimdi çok mutlu. Her gün mutlu!

Önemli olan yapıcı soruyu sormaktır. Ne istediğinizin bir önemi yok. Öyle bir meslek olmamasının da bir önemi yok. Hayatınızı balık tutarak geçirmek istiyorsanız; bunu nasıl yapabileceğinizi araştırın. Balık tutarak nasıl para kazanabileceğinizi araştırın. Bir yolunu bulacaksınız. Yüzyıllardır ne kadar çok şeyin icat edildiğinin farkında mısınız? Eskiden “olmayan” ne kadar çok şey şimdi “var”? Örneğin, sosyal medya uzmanı diye bir meslek mi vardı? Blog yazarlığı mı vardı? Bunlar uzaydan mı geldi? Biz yarattık. Sürekli olarak yeni sektörler doğuyor. Hepsini geçin, eskiden para diye bir şey de yoktu. Onu bile biz yarattık. Bu yüzden “yok” diye bir şey yok. Lütfen kalbinizden geçeni, gerçek arzularınızı düşünün. Ve onun için yapıcı bir soru sorun. “Bunu hayata nasıl geçirebilirim?” sorusundan başlayabilirsiniz. Bulduklarınızı yorumlarda bana yazın. Sizin gerçekte kim olduğunuzu merak ediyorum.

Not: Bahsettiğim o değerli insan, beni de hayallerimin peşinden gitmeye teşvik eden kişidir. Deniz Türkçü’ye sevgiler…

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply