Arzular Hayaller Yaratım

Haydi, İlk Adımı Atalım

Her insanın hayali farklı olduğu için herkesin izleyeceği yol da farklıdır. Bu yüzden atacağımız adımları genel olarak ele almak en mantıklısı olacaktır. Fakat bambaşka hayallerimiz olsa da ilk adım her zaman aynıdır: Niyet. Niyet etmenin hayatımızdaki önemini  bir deney üzerinden anlatmak istiyorum. Kuantum fiziğindeki çift yarık deneyini duymuşsunuzdur. Bilim adamlarını derinden sarsan deney, insanlara çok yeni bakış açıları da kazandırmıştır.

Deney, elektronların tek delikten gönderilmesiyle başlar. Tek delikten gönderilen bu elektronlar, tahmin edildiği gibi çarptıkları duvarda tek bir çizgi oluştururlar. Dikkat edin; ilk durumda tek bir olasılık vardır. İkinci delik de açıldığında, iki yerden de gönderilen elektronların; çarptıkları duvarda bu defa iki çizgi oluşturmaları beklenir. Ama olay hiç de öyle beklenilen gibi zuhur etmez. Bu defa iki yarıktan da sıkılan elektronlar, duvarda söz gelimi beş-altı tane çizgi oluştururlar. Bilim adamları şaşkına döner. Çünkü elektronlar parçacıktır, bu yüzden de parçacık  gibi davranmaları beklenir. Ama iki olasılık olduğunda elektronlar dalgaya dönüşüp, iki delikten de geçmişlerdir. Bilim adamları, bu işin nasıl olduğunu anlamak için deliklerin yanına bir kamera koyar. Fakat bu defa daha da inanılmaz bir şey olur. Onları izleyen bir şey olduğunda elektronlar bu defa sadece tek delikten geçerler. Bu durum akla şu soruları getirir: Bir gözlemci olmadığında, madde yok mudur? Her şey olasılık dalgalarından mı oluşur? Cansız elektronlar tıpkı bir insan gibi karar mı vermektedir?

Tüm bunlar da ne demek oluyor?

Bu durumu şu şekilde yorumlayanlar var: Biz bakmadığımızda, madde olasılık dalgaları şeklinde vardır. Baktığımızda ise niyetimize göre olasılıklardan biri gerçekleşir. Bir gözlemci olmadığında aynı elektron parçası  iki yarıktan da geçer. Hem oradadır hem de başka bir yerde. Yani, aslında her olasılık mevcuttur. Çünkü biz gözlemlemediğimizde etrafta sadece enerji dalgaları vardır. Baktığımız an, niyetimize göre şekil alırlar. Böylece “gerçeklik” dediğimiz şey oluşur. Bu konu beni inanılmaz heyecanlandırıyor. Bir düşünün! Aslında hiçbir şey yok. Her şey sadece olasılık dalgasından ibaret. Aslında katı olarak gördüğümüz madde de katı falan değil. Biz de değiliz. Maddenin %99.9u boşluk. Bir bardağa dokunduğumuzda; aslında ona değmeyiz, öyle zannederiz. Bardağın elektronlarıyla, bizim elektronlarımız birbirini ittiğinden; asla birleşmezler. Bu da; siz şu anda bu yazıyı sandalyede oturarak değil, havada okuyorsunuz demektir.

Niyetle ilgisi nedir?

Tüm bunları anlatmamın nedeni; niyet etmenin ne kadar büyük bir şey olduğunu göstermek için. Çünkü insanların çoğunun bu konuda ön yargısı olduğunu biliyorum. Ön yargı, sorgulamadan inanılan düşüncelerdir. Düşüncelerin ise hiçbiri gerçek değildir. “Öyle şey olmaz” düşüncesi sizi, kalıpların içinde tutar. İnançlarla asla özgür olamazsınız. Lütfen hatırlayın; “Öyle şey olmaz”, “Bu doğru”, “Bu yanlış” gibi düşünceler sizi hapseder. Bir elektron aynı anda iki yerde olabiliyorken; “Öyle şey olmaz” ifadesini kullanabilir misiniz gerçekten?

Düşüncelerinizi sorgulamazsanız, onların oluşturduğu hapishanede yaşamaya devam edersiniz. Lütfen, bu yargıların hepsini sorgulayın. Aklınıza bu tarz düşünceler geldiğinde, onların sadece bir varsayım olduğunu fark edin. Bu sizin düşünceniz. Size göre doğru. Peki, size göre doğru olanın, gerçek olduğunu nereden biliyorsunuz?  En büyük inancımız: Gerçekleri, gördüğümüzden ibaret zannetmektir. Kimse bize bir kutunun içinde olduğumuzu söylemedi. O sınırların olduğunu biz varsaydık. Ya her şey mümkünse? Ya çift yarık deneyindeki elektronlar,  hangi yarıktan geçeklerine gözlemleyenin niyetine göre karar veriyorlarsa?

Haydi, siz de niyet ederek başlayın. Hayaliniz her neyse, ona niyet edin. Ayrıca sadece hayaliniz için değil, her şey için niyet edebilirsiniz. Güzel bir gün için, iyi hissetmek için, huzur için, hayat amacınızı bulmak için, bir işe başlamak için hatta kilo vermek için bile… Göreceksiniz ki işiniz çok kolaylaşacak. Bu yazıyı okuduktan sonra ilk niyetinizi edin. Bakalım elektronlar sizin için neler yapacak…

You Might Also Like

2 Comments

Reply Akan Zaman Nisan 12, 2018 at 3:32 pm

İlginç buldum. Düşüneceğim bir şey daha çıktı karşıma. 🙂

    Reply admin Nisan 12, 2018 at 4:10 pm

    Ben de ilk yorumu alınca mutlu oldum 🙂 Bu olay bana da çok ilginç geliyor. Kesinlikle üzerine düşünmeye değer.

Leave a Reply