Deneme

İş ve Eğlence

Eğer sevdiğin işi yapıyorsan tek bir gün bile çalışmış sayılmazsın

Bu iki kelimenin yan yana kullanılması bile size garip gelmiştir diye düşünüyorum. “İş” ve “Eğlence” mi? İkisi aynı anda nasıl olacak ki? Böyle düşünmeniz normal çünkü yıllardır işle eğlencenin ayrı şeyler olduğu öğretildi bize. İşin sıkıcı olmak zorunda olduğu kazındı beyinlerimize. İşin; sıkıcı, bunaltıcı, zorla yapılan bir eylem olduğu söylendi. Bu da, öğretilen binlerce düşünce gibi yanlış bir düşüncedir oysa. İnsan ancak eğleniyorsa güzel bir şey çıkar ortaya. Buradaki eğlenceden kastım “parti yapmak” değil elbette; keyif almak. Ne iş yaparsanız yapın, ancak keyifle yaparsanız ürettiğiniz şey güzel olacaktır. Bunalarak yaptıklarınızdan da hayır gelmeyecektir. Bize empoze edilenlerin aksine iş, sıkıcı değil; keyifli olmalıdır.

İşin ne olduğunun çok da bir önemi yok. Bir kişini işi, kurabiye yapmak olabilir. Eğer kurabiye yapmayı seviyorsa, bunu zevkle yapıyorsa ve içinde bulunduğu şartlar da onu tatmin ediyorsa; fırından çıkan kurabiyeler leziz olacaktır. Hani şu içine sevgi katılanlardan… Ama zorla yapıyorsa; işte o zaman işkenceye dönüşür. İnsan kurabiyeden tiksinir. O tatlı, şekerli, yıldızlı hamur; zehir zıkkım olur. Diğer yandan, ülkemizde zekanın tek belirleyicisi olarak tanımlanan”matematik” alanını seven birisi de o olanda başarılı olacaktır. Sözel zekası güçlü olan birine “başarısız” demek ve onu illa da matematik okumaya zorlamak; o kişiye eziyettir. Maalesef okullarda herkes matematik bilmeye zorlanıyor, IQ bunun üstünden ölçülüyor. Sistem de böyle çalışıyor.

Öğretmenlerin Görevi

İşte bu nedenle öğretmenlere çok büyük iş düşüyor. Öğretmenler, çocukları yetenekleri doğrultusunda yönlendirmeli; onların mutluluğu için uğraşmalıdır. Ailelerin, çocukların becerilerini hiçe sayıp; “meslek” edinmeleri için onları mutsuzluğa gönderirken; öğretmenler bu kalıpları kırmalıdır. Tabi ki herkesin para kazanması için her sektörden iş imkanı yaratılmalıdır. Bu da yine eğitim sisteminin iyileştirilmesinden geçiyor. Daha da önemlisi, öğretmenler sadece öğrencileri değil; öğrencilerinin annelerini de bilinçlendirmelidir. Çünkü kadınlar “bilinçli” olursa toplum bilinçli olur. Bilinçli toplumda da değer üretilir. Özetle, insanlar istediği işi yaparsa; yüzleri güler. Çünkü keyifle çalışır, mutlu olurlar.

 

No Comments

Leave a Reply