Hayaller İnsan Yaşam

Kırmızı hap mı, mavi hap mı?

Matrix filmindeki meşhur sahneyi bilirsiniz. Neo, aldığı telefonla Morpheus’un yanına gider. Morpheus, ona “Kırmızı hap mı, mavi hap mı?” diye sorar. Neo’nun bunlardan birini seçmesi gerekmektedir. Mavi hapı seçerse içinde bulunduğu dünyada yaşamaya devam edecektir. Ama kendisine bir sıkıntı da dokunmayacaktır. Kırmızı hapı alırsa rahatsız edici gerçekleri görecektir. Aslında bir bilgisayar programının içindeki bir köle olduğu, yaşadığı hayatın bir düşten ibaret olduğu bilgisiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Neo, bu sıkıntılarla yüzleşmeyi göze alarak kırmızı hapı alır ve gerçeği görmeyi seçer. Şimdi ben size soruyorum. Kırmızı hap mı, mavi hap mı? Kendinizi uyuşturmaya devam etmek istiyorsanız, sizin tercihiniz. Yazıyı okumayabilirsiniz. Ama Neo gibi siz de gerçeklerle yüzleşmek istiyorsanız okumaya devam edin. Tavşan deliğinden içeri girin.

Sorgulamak yok

Bize sorulmadan tasarlanan bir sistemin içine doğduk. Bunun bir bilgisayar programı olmaması  hayatımızın yapay olduğunu gerçeğini değiştirmez. Sonuçta istediğimiz hayatı yaşamıyoruz. Bunca zaman bize hep ne yapmamız gerektiği söylendi. Yedi yaşına basınca okula başlayacaksın, matematik çalışacaksın, sınavları geçeceksin, üniversiteyi kazanacaksın, bir işe gireceksin, sonra evleneceksin, çocuk yapacaksın, ömrünün sonuna kadar senin için hiçbir anlam ifade etmeyen bir işte çalışıp, emekli olacaksın sonra da öleceksin. Hayatını başka şekilde yaşaman mümkün değil, bunları yapmak zorundasın. Neden mi? Çünkü herkes böyle yapıyor da ondan. Herkes yapıyorsa sorgulamaya hakkın yok demektir. Bunları yapmak istemezsen; sorumsuzsun, tembelsin, aylaksın.

Bu işte bir yanlışlık var

Peki ya ben bunları yapmak istemiyorsam? Bize kimse ne istediğimizi sormadı. Doğduğumuz andan itibaren bize belli görevler verildi ve onları yerine getirmek zorunda bırakıldık. Ama bu işte bir yanlışlık vardı. Bize dayatılan bu şeyler ise insanın doğasına tamamen aykırıydı. İnsan, özgür olmak istiyordu. Bu kuralları kim koydu? Ben neden dünyadaki tek hayatımı benim için hiçbir anlam ifade etmeyen bir binada harcamak zorundayım? Ben bu dünyaya bunun için mi geldim gerçekten? İnsanlar öleceğini unutuyor mu? İnsanlar her an ölebileceğini hatırlasa gerçekten şu anda bulundukları yerde mi olurlardı? “Ama şartlar böyle” diye bir mazeret olamaz. Şartları yaratan biziz. Şartları yaratan insanlardır.

Gerçekten bir robottan farkımız var mı? Neden çalışıyorsunuz? Yaşamak için. Yaşıyor musunuz sahiden? Her sabah kurulmuş gibi saat yedide kalk. İşe git, neden yaptığını bilmediğin bir şeyler yap, trafiğe gir, eve gel, yemek ye, uyu, sabah kalk, işe git… Eğer yaşamak tanımınız nefes almaksa sorun yok. Yaşıyorum diyebilirsiniz tabi. Böyle olmak zorunda değil. Bu sistemi uzaylılar kurmadı, biz kurduk. Ne olurdu herkes hayatını keyif aldığı şeyleri yaparak geçirseydi? Adam domates yetiştirmek istiyorsa domates yetiştirsin. Öbürü çömlek yapmak istiyorsa; onu yapsın. Diğeri resim yapmak istiyorsa, resim yapsın. O yetiştirdiği domatesi paylaşsın,  öbürü onun elbiselerini diksin… Zaten hepimiz öleceğiz. Ne olur buradaki hayatı güzel yaşasak? Ne olur paylaşsak, birbirimize yardım etsek? Şu hayatı insan gibi yaşasak?

Çoğu insan mavi hapı tercih ederdi

Bu imkansız bir şey değil. Şu anki sistemi nasıl biz kurduysak, onu da kurmak bizim elimizde. Yani olurdu ama olmuyor. Neden biliyor musunuz? Çünkü çoğu insan bunu tercih etmiyor da ondan. Kırmızı hap mı, mavi hap mı diye sorulduğunda; onlar mavi hapı almayı tercih ediyorlar. Çünkü kırmızı hapı alırlarsa bir şeyler yapmaları gerekecek. Konfor alanlarından çıkmaları gerekecek. Kırmızı hapı almak demek uğraşılacak bir sürü şey demek, gerçeklerle yüzleşmek demek. Hatırlarsanız birinci filmdeki Cypher karakteri kırmızı hapı aldığına pişman oluyordu. Çünkü rahatı bozuldu. Hayatı yapay da olsa, yüzeysel de olsa rahattı. Bu dünyaya neden geldim, ben kimim, ben gerçekten ne istiyorum diye sorgulamak canımızın sıkılmasına neden olacak. Ne de olsa her ay düzenli yatan bir maaşımız, sahip olduğunuz unvanlarımız, sosyal medyada paylaştığınız fotoğraflarımız var. Onlar yetiyor. Aslında kim olduğumuzu öğrenmekle uğraşıp da neden rahatımızı bozalım canım?

Bir insan sistemi değiştiremese bile en azından kendi hayatı için bir şeyler yapabilir. Peki sen ne yapmak istiyorsun? Gerçeği mi istiyorsun yoksa içinde rahat olduğun yapay hayatını mı? Senin için hiçbir şey ifade etmeyen işini yapmaya devam edebilir, kendini kandırabilirsin. Ya da gerçekten nasıl bir hayat yaşamak istediğini sorgulamaya başlayabilirsin. Mavi hap rahattır ama uyutur. Düş aleminde yaşarsın. Kırmızı hap rahatsız eder ama gerçekleri görürsün. Tatlı uykuna devam mı edeceksin yoksa hayatın için bir şey yapacak mısın? Kırmızı hap mı, mavi hap mı? Seçim senin.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply